Günümüzdeki İranın kuzeyinde soy
kırım altında yaşayan Türkmensahra Türkmenlerinin UNO,
İnsan hakları konseyi ve diyer uluslar arası kuruluşlara başvurusu
Değerli
UNO-başkanı sayın Kofi Annan, Dünya devletlerinin değerli
temsilcileri, İnsan haklarının değerli korucuları!
*İnsan haklarının
ihlalı, ve İrandaki gayri fars uluslara uyğulanmakta olan milli
zülümlerden dolayı Tahranın irticai ve rasistik rejimini dafalarca
kınadığınız için sızlere
şükranlarımızı sunarak, Iranda yaşayan 2-3
milyonlık milletimizin acı ve ağır durumuna
dıkkatınızı çekerek, irandeki gayrı fars
ulusların yok olma faciasını önlemek için acıl ve etkili
tedbirler almanızı sizlerden rica ederiz.
*5,000 yılı aşkın
belgesel tarihe sahip olan türkmen milleti, günümüzdeki
bağımsızTürkmenistan ülkesi, şu anda İranda
bulunanTürkmensahranı ve kuzey Afganistanı içeren kendi
topraklarında tarih boyu medeniyetli ve barış içerisinde
yaşamıştır.
*Tarihi, arkeolojik ve antropolojik
araştırmalar bizim atalarımızın Anu, Altıntepe ve
Marguş gibi dünyanın en eski uyğarlıklarının
yaratıcıları olduklarını isbat etmiştir. Böyle
bir zengin ve aydın geçmişe sahip olduğu için türkmen milleti
kendi içerisinde, merkezi Iran rejiminin baskılarına rağmen her
türlü ırkçılıktan, dini fondamentelizmden uzakta kalmakla
dünyanın en demokratik uluslarından birisidir. özellikle geleneksel
kadın hakları çağdaş dünya ülkeleri standartına
eşderecedir.
*Ne yazık ki 18-19. yüzyıllarda
dünyanın jeo-politik şartlarının bizim bölgelerimizi
olumsuz etkilemesi, özellikle Orta-Asyanın Çar Rusyası ve Britanya
arasındeki paylaşma nedeniyle çıkan kanlı
savaşların ardından birçok ulusların yanısıra
türkmen milletinin tarihi, doğal ve yasal toprakları bölünerek
perişan durumda bırakıldı.
*1881 Aralık ayında tahmil
edilmiş Ahal antlaşması sonucu, işgal edilmiş
Türkmenistanın toprakları Çar Rusyası, Kacar hakimiyeti
(günümüzdeki İran) ve Afganistan arasında üçe bölündü. Ancak bizim
milletimiz bu bölünmeleri resmiyete tanımadı ve 1925. yıla
kadar, yani kuzey Türkmenistanda Stalin diktatorluğu tesbit olması ve
güneyde ise Türkmensahranın Rizaşah tarafından askeri işgal
edilmesine kadar, bir bütün millet ve toprak gibi ulusal hayatını
devam etdirdi.
*Türkmensahranı işgal edenler
Aralık 1926da İstrabad (bu günki Gorgan) kentinden yazıp
Tahrana gönderdikleri mektupda, esir türkmen milletine uygulanması
pilanlaştırılan genosit politikalarını açıkca
beyan etmişlerdir. Bu mektup 933 sayı altında Tahranın iç
işleri bakanlığına ait gizli dokumanlarının
arasında saklanıyordu ve kopyası ise son yıllarda
yayılmış olan kitaplarda mevcuddur. Bu mektupda bizim esir
milletımıze ;azarlı böcekler; (farscası: haşarate
muzi) diye hitab ediliyor!! ve o cümleden aşağıdeki gibi
ifadeler yeralmaktadır:
;Bu
geniş sahrada 300,000 nufus yaşarken 200 kişi bile farsca bilen
bulunmuyor, ancak en azından 1,000 aile rus dilini çok iyi bimektedirler
... şimdi bu vahşi ve çapulcu toplumun dilini ve kültürünü yok ederek
yerine fars dil ve kültürünü yerleştirmeli ve bu vahşi
yaratıklardan medenıyetli insanlar yaratmalıdır!!...;
Bu mektupdanda açıkca
anlaşıldığı o tarihde Türkmensahrada bir tek fars aile
bile yaşamamış, türkmenler ise Hazar denizi ve kara yolları
üzerinden Rusya ve diğer Avrupa ülkeleriyle ticari ve medeni
ilişkiler oluşturmuşlardır.
*Aradan geçen 80 yıl içinde
Tahranın fars rasizmine dayalı despot rejimleri, bu mektupda ön
görülen milli genositi milyarlarca para harcayarak hayata geçirmişlerdir. Uyğulanan bu apartayd siyasetin gayri
insani ve tehlükeli sonuçlarından aşağıdaki bırkaç
örneğe dikkatinizi çekmek istiyoruz:
1: Bizim en kutsal
saydığımız, ulusal varlığımızın ve
milli kimligimizin temeli olan ana dilimizi en çirkin şekilde
aşağılayarak yok edip, yerine dünya çapında çok az
kullanılan Fars dilini zorla yerleştirilmesi neticesinde, milli
dilimiz yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
kalmıştır. Bu gayri insani politika islam rejimi döneminde
dahada kötü ve acımasız şekilde devam etmektedir. Hatta resmi
mektub gönderilerek türkmen aileleri evlerinde bile farsca konuşmağa
mecbur edilmektedirler!!.
2: Bizim tarım ve
hayvancılığa yararlı topraklarymızın hemen hemen
%90ı zorla elimizden alınarak, apartayd siyasetini uyğulamak
amacı ile İranın başga bölgelerinden köçürüb getirilen
yabancılara verilmiştir. neticede her bir türkmen köyü bir ve hatta
iki türkmen olmayan köyü ile kuşatılmıştır!!.
3: Bizim milli değerlerimizi ve
kutsallıklarımızı tamamen yok etmek amcı ile aile
teşkilatımız suni ve planlı şekilde yok edilmektedir.
Bu amacı gerçekleştirmek için, uyuşturucu maddeleri türkmenlerin
arasında daha geniş ve planlı şekilde yaymak yolu ile:
yoksulluk, fuhuş ve diğer ahlaki bozukluklara ve nihayet yer mülkler
stılıp aile birliginin dağılmasına doğru
sürüklenmektedir!!
4: Devletin idari
teşkilatlarının başına farsları oturtarak,
müracaat eden türkmenlere ikinci sınıf insan gibi
davranılıp, ruhi işkencelerle gururlarını
kırmaktadırlar!!
5: Türkmensahradaki devlet ve yarı
devlet iş yerlerine gayri türkmenleri yerleştirme yolu ile türkmen
genclerini iş aramak için fars bölgelerine göçüb gitmeğe mecbur
edilmektedirler. Bu durum ise apartayd siyasetin çıplak görünüşüdür!!
6: Televızyon, Sinema, Gazeteler gibi
iletişim imkanlardan İrandaki gayri fars milletlere karşı
devamlı olarak en çirkin metodlar ile hakaret edici yayınlar
yayılmaktadır. Örneğin: son günlerde televizyonlardan bir çocuk
filmi yayılmaktadır ki onun içeriği türkmenler ve diğer türklere
karşı gayet Rasistik propogandadan ibaretdir. Yani, bir tarafdan
masum fars çocuklarının beyninde türklere karşı nefret
uyandırmak, diğer tarafdan ise masum türk çocukların beyninde
elinasyon ve kendi milletinden nefret hissini yaratmaktır!!. Bu filmde
türk tarihi haincesine tahrif edilerek toplumun beynine yalnış
önyarğılı bilgi sokulmaktadır!!.
7: geçen 25 yıl içerisinde, bizim
milli gururumuza sahip olan özgür ve demokrat insanlarımız
şübheli olaylarda, şüpheli metodlarla hayatlarını
kaybetmişlerdir. Örneğin: şüpheli araba kazaları, motorsikletle
köylerden şehirlere gelirken şüpheli tuzaklara düşerek vefat
etmeler, şüpheli intiharlar, türkmen balıkçılarının
açıkcasına kurşunlanarak öldürülmesi ... ve bazı bilgilere
göre Türkmensahrada nufus kontrolu bahanesiyle çocuk yatakları
alınarak kısırlaştırılan hanımların
%90dan fazlası türkmen kadınlardan seçilmektedir!! ... bunlar ve
bunlara benzeyen tüm olayların hepsi uluslararası tarafsız
teşkilatlar tarafından araştırıp incelenmesi
gerekmektedir.
*Değerli sayın UNO
başkanı, değerli devlet temsilcileri! Bunlar ve benzeri yüzlerce
tehlukeli gerçekleri nazara alarak sizden:
1- Tahranın rasist ve
gerici rejimine karşı, öteki iki suçlamanın: 1)Medeni
hazırlığı olmadan nükleer silahlara sahib olma çabası,
2) Uluslararası terorizme maddı ve manevi destek vermesinin yanısıra,
üçüncü bir gerçek suç olarak, İrandeki gayri fars milletlere insan
haklarını hiçe saymakla uyğulamakta olduğu ;milli
genositi;de artırmağınızı,
2- İranda
yaşamakta olan gayri fars ulusların tarih sayfasından silinip
gitmek gibi insandışı facianı önlemek için acil ve sert
tedbirler alınmasını, insanlık adına ve
;Uluslararası İnsan Haklarına; dayanarak rica ediriz.
Umut ve
saygılarımızla:
Türkmen Milli-Demokratik
hereketi (Türkmenlik)